Sayfalar

13 Haziran 2010 Pazar

Almanya'nın düşündürdükleri


Dünya Kupası Almanya'yı izledikten sonra başladı benim için. Her koşulda Dünya Kupası favorisi olan Almanya, sahada hiçbir oyuncunun bireysel olarak öne çıkmadığı olağanüstü bir takım oyunu oynadı ve rakibini ilk maçında farklı bir skorla mağlup etti. Fakat benim dikkatimi çeken başka bir nokta oldu. Alman milli takımının Dünya Kupası kadrosunda Alman olmayan tam 11 oyuncu var. Bunların 3'ü Polonyalı, 2'si Brezilyalı, 2'si Türkiyeli, 1'i Bosnalı, 1'i Tunuslu, 1'i Nijeryalı ve 1'i de Ganalı. Ancak bunların hepsi temel spor eğitimlerini Almanya'da almış ve oyunu bu ülkenin topraklarında öğrenmiş çocuklar. Bu gerçek iki bakımdan çok önemli. Birincisi farklı kültürlerden gelen bu gençler belli bir sportif ahlak çerçevesinde ulusal takımlarında hamaset üzerinden takımdaşlık üretmeye çalışan başka ülkelere anlamlı bir ders verdi. Arkasını eşelediğimizde tamamının safsata olduğunu gördüğümüz bütün ulusal mitlerin ötesinde bir işi birlikte yapıyor olmanın verdiği birlik duygusu yapılan her işe emeğini koyan toplulukların yıllardır gözlerini kör eden milliyetçi hamasetin ne kadar yalan olduğunu ortaya koydu. Bu genç çocukların ortaya koyduğu ikici önemli gerçek ise bir ülkenin sportif organizasyonunun olağanüstü yetenekleri olmayan yabancı gençlerden, yaptığı işin ABC'sini eksiksiz olarak uygulayabilen harika bir takım yaratabildiğidir. Ülkede spor yapan milyonlarca insanın arasından adil biçimde seçilen bu birbirine "yabancı" gençler harika bir ulusal takım olabilmişler. Hala ulusal takımlarını devşirme yabancılarla ve milliyetçi hamasetle ayaklandırmaya çalışan örümcek kafalılara Alman Ulusal Futbol takımının Dünya Kupası maçlarını bir de bu gözle izlemelerini söyleyebilmenin bir yolu olsaydı keşke.

Hiç yorum yok: